Archive for 2010

Film şeridi.

12.27.2010 § 4



Geldi o adam.
Şefkate ihtiyacım yok diyen kadını bile şefkate susatırdı.
Aşkta aç gözlü yapardı insanı.
Sevgiye acıktırır, kıvrandırırdı. 
Yalvardım,
doyurmadı beni hiç. 

Kısacıktı;
Koskoca ömür sanki gözlerinin önünden bir film şeridi misali geçiyormuş gibi kısacık.
Kısacık geldi adam. Kısacık kaldı. Aşık etti. Yalnızca bir kez sarıldı. Ve gitti.

Yalın hal.

12.24.2010 § 7

Şimdi aslında ben... Yalnızlıkmış, hüzünmüş klişe şeyler üzerine yapılan sıkıcı ağlak şeyleri pek sevmem. Az önce bi arkadaşımla konuşurken tesadüf etti, yalnızlığı anlatan bi video attı. Kendisi yapmış. Çok pis hoşuma gitti. Muzip bi anlatım olmuş.
Şöyle vereyim:

video

Aslında...

12.19.2010 § 8

Ben çok rahat bi insanımdır. Yani girdiğim çıktığım yerlerde kasılmam, her türlü insanın ortamına da girerim hiç farketmez. Ama bu aralar, şu zamana kadar hiç olmadığı kadar kasılıyorum bi mekanda. Ve bu beni çıldırtıyo.
Bitek lisedeyken öğretmenler odası denen yere girdiğim zaman hatırlıyorum bu kadar rahatsız adımlar attığımı. E malum o zamanlar bir halt ya süeter giymemek, kravat takmamak. Üzerime bir sürü emanet aparat bulmuş buluşturmuş, kıyafetimi tamamlamış, öğretmenler odasına gidiyorum. Gelde sen kasılma. Ne ameleymişiz. Her neyse. Bide babannem kasar beni böyle. Mesela gezmelerde. Güzel görünmemiz için bizi şeyeder. Malum Çiğdemlerin kızları güzel, uslu, edepli denecek. Özellikle yaşlıların bulunduğu gezme olsun, cenaze olsun... Kasım kasım kasılıyorum. 
Vesselam, bide şimdilerde bu lanet ortam kasıyor beni. Neden bilmiyorum, çakamadım. Her hafta da en az bir kez de bu ortamda bulunuyorum. Rahat olmaya mümkün mertebe vakit geçirip alışmaya çalışıyorum. Çok göt bişey. Olmuyo yahu. Bu ortamdan çıkma gibi bi şansım var tabi ki. Ama o zamanda en büyük arzumdan vazgeçer tüm hobi kariyerimi başlamadan yıkarım. Bırakmıcam. Rahat olucam. Kasılmıcam. Umarım tesadüf edipte bu yazımı o ortamdan biri okumaz. O zaman daha bi kasılır hatta hobimdeki kariyerimi başlamadan yıkarım evet.
Lanet olsun. Şuan niye bunu paylaşıyorum, çünkü birazdan oraya gideceğim, gerginim lan. Belki bi nebze rahatlarım diye düşündüm. Hatta bakim. Rahatlamışım biraz evet. Bok rahatladım, öff. Gidiyorum. Bay.

Ceket.

12.16.2010 § 2

Kokusunu duyacak kadar bile yaklaşamadığına
Aşık olduysan it gibi.

Önünde duran ceketini farkettirmeden koklamaya çalışır
Ceketin üzerinden ufak bi saç teli bulur, saklarsın.

Ve bu

Onun sana verdiği tek şeyse
Senin ondan alabildiğin tek şeyse
Saçının teline bile taparsın.

Dedi bana.

12.14.2010 § 3


Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana 
Ölsene dedi bana

Geldim
Kaldım
Gülmekten
Öldüm

(Hemde kıçımla)

Nazım'a ayıp olduysa affola.

Can you come TODAY?

§ 5


Marion: Harry, Can you come today? 
Harry: Yeah.... i'll come... i'll come today. 
you just wait for me, alright? 
Marion:Harry... 
Harry: i'm coming back, Marion. 
Marion: Yeah. 
Harry: i'm really sorry, Marion... 
Marion: i know...

Sesini öptüm.

§ 1


Bugün,
Eğilip sesini öptüm.
  ve
fa mi sol ...
  fa mi re ... 
fa mi re ... re do la mi la...
Sevgilim, oh la la...

Mesela.

12.13.2010 § 2


Mesela ne halt ettiğimi bilmemekteyim.

Mesela gönlümü kaptırmaktayım yalan yanlışa.

Mesela bi son versem güzel olacak buna.

Kırmızı kurdele

12.11.2010 § 1


Seni unutmayı unutmamak için,
Kırmızı kurdele bağlıyorum her gece sol yüzük parmağıma.

Balıklı Oda.

12.08.2010 § 0



"Hoşgeldin." dedi, "Bugün hangi oda da oturmamızı istersin Gülşah'cım?"
"Balıklı oda da." dedim.

Odaya geçtim. Kahvemle beraber O da geldi. Önce kahveyi uzattı, sonra sigarayı.
O da winston içiyordu ve bu ona olan hayranlığımı katlıyordu.
Sigaramı yaktı kibarca. Telaşlı biçimde arkasına yaslandı.
"Bugün günlükten mi başlayalım?" dedi.
Farketmezdi.

Günlüğümü açtı, son bir hafta da yaşadıklarımı okudu.
Bi kaç sayfa sonra sesli okumaya başladı:

"Küçük kız duvara yaslanmış. Önündeki oyuncaklarıyla oynuyor;
Keskin bıçak, makas, jiletler, neşterler, yara bantları ve gazlı bezler...
Yanındaki renkli bardağın içi bira dolu.
Kendi kendine şarkı söylüyor. 
Hıçkırık senfonisi.
Oyuna başlıyor.
Saçlarına değdiriyor makası önce"

"Bu yazın neden yarım? Tam burada kesilmiş. Noktasını bile koymamışsın." dedi.
"İŞİM VARDI." dedim.
Gözucuyla saçlarıma baktığını farkettim.
Gülümsedim.

Solculuk.

§ 0



"Sol iyidir. 
Kalp soldadır.
Arabalar sollanır.
Sol beyinler çalışır.
Hatta bkz:
Gül gibi sarardım sol'dum."

Kuş-kız.

Nah.

12.04.2010 § 0

"-Siktir git oğlum, sensiz mutluyum" dedim.
"-Seni tanıyorum kızım, Nah mutlusun ." dedi.
Bir daha nefret ettim...

Çiş.

§ 0



-Aşk çiş gibidir, gelince tutamazsın.
-Çok benzetme duydum aşkla ilgili, bunu hiç duymamıştım.
-Ama yalan mı. Gelince tutamıyosun ya da bi yere kadar tutabiliyosun, çiş gibi işte.
-Evet ortak yönleri var denebilir ama aşk daha bi özeldir, çiş gibi hergün gelmez.