Archive for Haziran 2011

Af.

6.29.2011 § 3


Adımı titreten soluğunu salma
yüzüme sinmesin,
Bulandırıyor midemi
başka tenler kokan nefesin...
/
Af salgılayan organıma dokunma,
Ben O'nu hadım ettim...
/
Ve,
Bir beşinci mevsim sabahında
Salıertesi günü
Ve tam 25:30’da
Hatırıma düşeceksin, söz veriyorum…





2009'un 3üncü ayında yazılmış tarafımca...

Hadi baba gene yap!

6.25.2011 § 6



Şarkı hazırsa okumaya başlayabilirsiniz sanırım.
 
Bi rivayete göre bu şarkının hikayesi budur;


  "Bir tren yolculuğu öncesi yerde satılan şapkalardan ister çocuk, alır baba, binilir trene. Hareket eder tren. Çocuğun başı dışarda. Yapma etme uçacak şapka dese de baba, aldırmaz çocuk. Kapar çocuğun başından şapkayı baba, saklar arkasına.

- Baba baba, gitti şapka!
- E gider tabi oğlum, dedim ben sana.
- Ama baba yaaa...
- Eğer dinlersen sözümü hep ve yaparsan söylediklerimi bundan sonra, getiririm o şapkayı ben sana.
- Gerçekten mi, hadi baba!
- Dön arkanı o halde ve söz ver bana
- Söz baba

  Döner arkasını çocuk, usulca koyar şapkayı başına baba. Sevinçten gözleri parlar çocuğun, dönüp arkasını açık camdan fırlatıp atar şapkayı:
 
- Hadi baba gene yap!"

Ruh eşim.

6.24.2011 § 3

Belkide ruh eşim; bir sahafın bilmem kaçıncı rafında, sayfaları yıpranmış ve eskilik kokan bir kitabın satırlarındadır. Bulamamışımdır.

Belki de ruh eşim; ellerimden kayıp ayaklarımın ucuna düşmüştür. Tutamamışımdır.
 
Belki de ruh eşim; hiç bi zaman hiç bi yerde varolmamış bir mahluktur. Yanılmışımdır.

Belki de, ben ruhsuzumdur. Yaşamamışımdır.


6.22.2011 § 2

Sana gül bahçesi vadetmedim fakat vazoda henüz solmamış bir kaç çiçeğim var.

Venüs sönene kadar.

§ 1

Henüz gün tazeyken sevmeye başladım seni. Çıplak ayaklarıma batan taşlı yol boyunca da sevdim.

Gece olduğunda venüs sönene kadar sevdim, venüs söndüğünde de güneş bayatlayıp batana kadar. Aralıksız sevdim ben seni.

Hiç olmayan piyanom kadar manasız, hiç anlamadığım notalara olduğum gibi duyarsız sevdim.

Gelişin kadar yerli yerinde gidişlerini de sevdim. Ve bazen yerli yersiz sevişlerini.

Hunharca savurduğumuz kelimelerle araya verdiğimiz aşkımızı sevdim en çok.

Beynime nakşettiğim yüzünü; destursuz andığım ağız alışkanlığı adını; kalp alışkanlığı olmuş sevgini sevdim.

Ben seni, sadece sevdim.

Gece

6.07.2011 § 1


Odanın kapısını kapat, açıkken uyuyamam. Hayallerim odadan çıkar gider. Ya da içeri girer hayallerime hep müdahale edenler

Lambayı da yakma sakın, rüyalarım gelmiyor sonra uykularıma. Uyumasam da kapalı kalsın, gerçek rengini görmek istemiyorum yüzünün. Etraf loşken daha güzel seni sevmek

Uyandırma beni erkenden, gitmeyeceğim bir yere. Kalacağım hep burada, kahvaltı yapmadan sigaramı içeceğim. Hemen ertesinde seni de zehirledim diye düşünüp içime dert edineceğim. 

Pencereyi açacağım kokunu bastıran sigara dumanı dağılsın buradan diye. Pencereden bakınca, yaşayabilen insanları göreceğim. İç çekeceğim. Sokağa fırlamak isteyeceğim, ya da fırlatmak kendimi pencereden.

Uzatmayalım, kapıyı kapattıysan gel yanıma, uyuyalım. Hayır saatimi kolumdan çıkarmayacağım, her zaman ki gibi bunu söyleme. Yanımda yatabilirsin ama lütfen üzerime hayallerini örtme.

6.06.2011 § 2


Düşüncelerime o kadar muhalefetsin ki;
Allah 1 desem, sırf karşı çıkmak için 2 dersin.