Adı Mihriban

9.02.2011 § 4

  Kadının adı Mihriban'dı. Yüzü, türkülerdeki hüznü hatırlatırdı. Küt siyah saçları, bembeyaz teni, incecik beli vardı. Sanarsın gül dalıydı. Sevdalanmıştı. Anlatırken dudaklarında acı bir gülümseme belirirdi, narin parmaklarını yüzüne kapatır ağlardı. Sevmişti, yollara düşmüştü, kavuşamamıştı. Günlerce yas tutmuştu Mihriban. Acısı dinmemişti. Gün gelmişti, bağlamıştı babası kırmızı kurdeleyi o ince beline. Artık başkasının kadınıydı.
  Türküler bile yalan söylüyordu ona. "Oğlun - kızın olsun hele" diyordu; "Unutursun Mihribanım." Oğlu - kızı olmuştu Mihriban'ın; unutmamıştı Mihriban.
  "Gün gelir azalır sevgin" diyordu türkü; "Unutursun Mihribanım." Yıllar gelmiş geçmiş, sevgisi azalmamıştı Mihriban'ın.
  Kadının adı Mihriban'dı. Yüzündeki acı bana türküleri yaşatırdı. İçimden biri unutursun Mihriban'ım diyordu. Mihriban unutmayacaktı.

What's this?

You are currently reading Adı Mihriban at Sana Gül Bahçesi Vadetmedim.

meta

§ 4 Response to “Adı Mihriban”

  • Mete says:

    nerden acaba ?

  • Aşkın sızısı daima kalık.. Ölsen de o seninle gider.

  • unutmayacak hiç hem de. üstelik içinde bir yerlerde yarım kalan yollar varken, bunu da gizlemek zorunda kalacak. bir başına kendini aşan bir yükle yaşayıp gidecek.

  • Deborah says:

    @Mete, Nasıl, anlayamadım?

    @Profösör, Geçer derler hep; Mihriban'ı tanıyınca geçmeyeceğine inandım. Gerçek aşklar kalır. Unuttuklarımız hiç bir zaman aşk olmamıştır.

    @Kahvenin Seki Makbuldür, Sanki çok ayıpmışcasına herkesten gizlerdi ama aynı zamanda sevda günah mı deyip bize anlattıkça anlatırdı. Kulakları çınlasın...

§ Leave a Reply