Archive for Ağustos 2012

Bir Öykü#2

8.06.2012 § 3

   Kocam gibi seviyordum seni oğlum. Çalışkandın, zekiydin, güldürüyordun beni. Her şeyime koşturuyordun. Tüm eksiklerimi tamamlıyordun. Tarih öğretiyordun, kutsal kitabımı anlatıyordun. Yaşamımı ve çalışma programlarımı düzenliyordun. Ay başı günlerimin tarihini bile sen tutuyordun. Zor anlarımda bir seslenişimle yanımda bitiveriyordun. Ama ben, bunlarla sana aşık olamıyordum. Yalnızca minnet duyuyordum.


   Seni kocam gibi seviyordum, evet. Ama O'nu da babam gibi seviyordum. Ve şarkılar gibi içime işleye işleye... Atam misali büyük bir hayranlıkla seviyordum. Teninin sigarayla karışık erkeksi kokusu gibi keskin, gömleğinin ilmekleri gibi düğüm düğüm; şehvetle, tutkuyla, hırsla. Nefes gibi tertemiz seviyordum. Kitaplar gibi satır satır seviyordum O'nu. O bana tarih öğretmiyordu. Benle tarih yazıyordu. Zor anlarımda ona seslenmeme gerek yoktu. O her daim zaten yanımda oluyordu. Eksikliklerimi tamamlamıyordu O, çünkü bende eksik hiç bir şey görmüyordu. Ama ben, bunlarla aşık olmadım O'na. Aşkın sebebe ihtiyacı yoktu.


   Parçalayamıyordum, yok edemiyordum anıları; O'ndan yıllar yollar kadar uzak olsam da hep ensemde hissediyordum soğuk hatıralarını. O'nun ellerini hatırladığım her an, senin ellerini bırakıp bedenini uçuruma savuruyordum. Sen düştükçe, ben daha çok vicdan azabı duyup borcumu ödemek adına karınmış gibi sana hürmet etme çabalarına giriyordum. Vicdan muharebesi yapıyordum. Kahroluyordum. O'na koşamıyordum, sana kıyamıyordum, kendime çıkar yol bulamıyordum.


   Şimdi, öldük. O, bensizlikten; ben, kederden; sen, herşeyime koşturup hiç bir şeyime yetememekten... Öldük. O'nla biz zaten ayrıldığımız gün ölmüştük. Biz öldükten sonra, hayatımıza giren her insanı da tek tek öldürdük. Hayatımıza giren ve sonra siktir olup giden herkesle beraber; ayrı yerlerde, ayrı zamanlarda, ayrı insanlarla tekrar tekrar öldük. O'nla ben, sevgililerimizin aşkından, ihanetinden, terkedişlerinden, yalvarışlarından değil; birbirimize aşık olmaktan ve her zaman da birbirimize aşık olacağımızı bilmenin verdiği acıdan öldük.


   Şimdi git. Ben yeni merhum arayışına gireceğim. Senin için de rahmet dileyeceğim...

Bir Öykü#1

§ 0

   Köpek gibi seviyordum seni kızım. Yemek yemeyi su içmeyi unuttuğum zamanlarda ekmeğinle suyunla dayanıyordun kapıma. İşimi gücümü düzenliyordun. Tıraş olmayı bile unutuyordum bazen, sen hatırlatıyordun. Keyif alıyordum senle gezip dolaşmaktan. Bir şeyler katıyordun bana. Sorularıma cevap buluyordun. Geceleri yatağımı paylaşıp ıssızlığımı dağıtıyordun. Ama ben, bunlarla sana aşık olamıyordum. Yalnızca minnet duyuyordum.


   Seni köpek gibi seviyordum, evet. Ama O'nu da köpekler gibi seviyordum. Ve yapraklar gibi titreye titreye... Gökyüzü gibi masmavi seviyordum. Yollar gibi, uzayıp giderek; bitmeden, bıkmadan, usanmadan. Gece - gündüz gibi kesintisiz seviyordum. Kıyamet gibi ve kıyamete kadar seviyordum ben O'nu. O bana bir gün ekmek su vermedi. O benim zaten ekmeğim suyumdu. Onla olduğum zaman, gezip dolaşmama gerek yoktu. Her saniye, her an kokusuyla huzur savuruyordu. Sorularıma hiç bir zaman cevap bulamadı O, bir bakışıyla tüm sorularımın cevabı oldu. Ama ben, bunlarla aşık olmadım O'na. Aşkın sebebe ihtiyacı yoktu.


   Silemiyordum, öldüremiyordum O'nu; kafasına bir kurşun sıkıp yeryüzünden yok edemiyordum. O nefes aldığı her saniye, ben seni öldürüyordum. Sen öldükçe, ben daha çok minnet duyup borcumu ödemek adına bir köpek gibi ayaklarının altına seriliyordum. Vicdan muharebesi yapıyordum. Öfkeleniyordum. Üzülüyordum. O'na koşamıyordum, sana kıyamıyordum, kendime çıkar yol bulamıyordum.


   Şimdi, öldük. O, anılardan; ben, vicdan azabından; sen, herşeyime koşturup hiç bir şeyime yetememekten... Öldük. O'nla biz zaten ölüydük. Biz öldükten sonra, hayatımıza giren her insanı da tek tek öldürdük. Hayatımıza giren ve sonra siktir olup giden herkesle beraber; ayrı yerlerde, ayrı zamanlarda, ayrı insanlarla tekrar tekrar öldük. O'nla ben, sevgililerimizin aşkından, ihanetinden, terkedişlerinden, yalvarışlarından değil; birbirimizi unutamamaktan ve asla unutamayacak olmamızı bilmenin acısından öldük.


   Şimdi git. Ben yeni merhum arayışına gireceğim. Senin için de rahmet dileyeceğim...