Koş

9.25.2013 § 0

   Kadını yalnızca otuz saniye boyunca görüyorum. Kucağımda bir çocuk, kollarım ağrıyor. Çocuk ölümsüz, çocuk güzel. Ben çirkin bir suratla dolaşıyorum. Gideceğim yere varmak üzereyim. Kadın görüyorum, yalnızca otuz saniye. Bir cümle kuruyor kadın, yalnızca iki kelime. Kucağımdaki çocuğa bakıyor; "Neden yürümüyorsun?"
   Çocuğun gözleri doluyor, ağlamıyor. Benim sözlerim doluyor. Ama söylemiyorum. Kadına "Orospu!" diye bağırıyorum, içimden. Çocuk içinden ağlıyor. Ölümlü olduğunu hatırlıyor. Sinirimden sıkmışım kollarımı, çocuğun canını acıttığımı farkettiğimde gevşiyorum. "Orospu, orospu, orospu!" Kadının göz etrafındaki kırışıkları beliriyor. Çünkü gülümsüyor Orospu. Koşmak istiyorum; koşmak, koşmak... Çocuk benden daha çok istiyor bunu; sadece koşmak... İkimiz de yapamıyoruz. Benim kollarım yükü taşımakta zorlanıyor, çocuğunsa kalbi. Arkamda bir kaç orospu sıra olmuş, onlar da gülümsüyor. Orospular çoğalıyor. Otuz saniye uzuyor. Çocuk ağırlaşıyor. Terliyorum. Kadına değil de, çocuğa sorunun cevabını nasıl vereceğimi düşünüyorum. "15 lira 35 kuruş." diyor Orospu. Parayı uzatıyorum, Orospunun verdiği para üzerini ve fişi cebime tıkıştırıyorum. Çocuk kucağımda, uzaklaşıyorum.
   Kucağımda çocuk, sadece çocuk, küçük bir çocuk. Sıradan bir gün, ucuz bir sokak. Kadının yanından uzaklaşınca bana bakıyor; "Ben büyüyünce yürücem, dimi?" Hızlı adımlarla ilerliyorum. Bunun imkansız olduğunu çocuğa söyleyemiyorum. O'nu daha sıkı sarıyorum. Otuz saniyede tüm dünyamı siken kadına sövüyorum. Çocuğun hayatını siken Tanrıya sövüyorum. Artık koşuyorum.

What's this?

You are currently reading Koş at Sana Gül Bahçesi Vadetmedim.

meta

§ Leave a Reply